Güz mü çağırıyor ? // Is autumn calling?

***
Zaafın varsa eğer
Muzaffer gibi karşısında durmaya
Hislerinin,
Ya da hislerimizin,
İzin verirse hatıralar.
O kalbimin kıyılarına çarpmış
Ve darmadağın olmuş saçlarını
Anmak ister
Sol mememin altındaki cevahir.
Eee tabi bi de
Güz yaklaşıyor dimi.
Eğer öyleyse
Ben de sana seslenebilir miyim,
Ömür hanım?
“Yağmur yağıyor Ömür hanım…gökten değil, yüreğimin
boşluğundan ömrümün ıssız toprağına…Ve ben sonsuz
bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gi-
diyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar ka-
tından?”
***
If you have a frailty,
To stand like a victor before
Your feelings,
Or our feelings,
if memory grants permission.
Your hair
-Crashed against the shores of my heart,
got it in a mess, undone, in shambles-
is what the hidden jewel
beneath my left breast longs to remember.
Well… of course,
Autumn is approaching, isn’t it?
If so,
May I call out to you,
Lady Ömür?
“Rain is falling, Lady Ömür… not from the sky,
but from the emptiness of my heart onto the desolate soil of my life…
And I am melting away like a tiny, faint point
across an endless plain.
If I were to call out, who would hear my voice
from the layer of loneliness?”
***